Kuran’ı Kerim’in Tanımı

8
Kur’an sözlükte “okumak” anla­mına gelen bir mastardır. Bizim bu­rada konumuz olan Kur’an ise, Allah (C.C.) tarafından Hz. Muhammed (S.A.V.)e Cebrail (A.S.) aracılığıyla (vahiy yoluyla) yaklaşık 23 yılda in­dirilmiş ilâhî kitaptır.

Kur’an-ı Kerim’in ilk devirlerden beri bütün Müslüman âlimlerce be­nimsenmiş yaygın bir tanımı ise şu­dur: Kur’an Hz. Muhammed (S.A.V.)e indirilen, mushaflarda ya­zılı, O’ndan tevatür yoluyla nakledil­miş, okunmasıyla ibadet edilen, be­şerin (insanların) benzerini getirmek­ten âciz kaldığı ilâhî kelamdır.

Bu iki tanım üzerinde biraz dura­lım: Birinci tanımda geçen 23 yıl kay­dından anlaşılacağı üzere Kur’an bir defada bütün olarak değil, zaman za­man ve bölüm bölüm indirilmiştir. Allah tarafından her in­dirilen bölüm aynı uzunlukta da de­ğildir.

Bazen bir veya birkaç âyet, ba­zen bir sûrenin bir bölümü, bazen de bütünü indirilmiştir. İndirilen bu bö­lümler içinde insanları doğrudan doğ­ruya uyaran, Allah ve resulüne iman ve itaate çağıran, iyiliği buyurup, kö­tülüğü yasaklayan genel amaçlı bö­lümler bulunduğu gibi; zaman ve ortamın, ortaya çıkan problemlerin, sı­kıntıların, anlaşmazlıkların gerektir­diği açıklamalar, çözümler, yol gös­termeler, Peygamber (S.A.V.)’e soru­lan sorulara cevaplar şeklinde özel bir amaçla inen bölümler de vardır.

Böyle husûsî bir amaca bağlı olarak inen âyetlerin ve bölümlerin, Hz. Peygam­berden sonra, ne sebeple indiğini be­lirlemek, bunun ışığında Kur’an-ı Ke­rimi daha iyi ve doğru anlamak çabası “nüzul sebepleri” diye adlandırılan, Kur’an ilimlerinin en geniş ve ayrın­tılı bir dalını ortaya çıkarmıştır.

Yi­ne böyle bir sebebe bağlı olarak inen bölümler her ne kadar belli bir olaya, yer ve zamana bağlı olarak indi ise de genellikle ifade ederler. Artık o konularda insanların nasıl bir tavır takınacaklarına dair ebedî bir örnek oluştururlar. İkinci tanımdaki bazı esaslara da kısaca değinelim: Kur’an’ın “tevatür yoluyla nakledilmesi” demek, “yalan üzerinde birleşmeleri mümkün olma­yacak kadar doğru sözlü bir kalaba­lık, bir topluluk tarafından nesilden nesile (kuşaktan kuşağa) aktarılması” demektir. Okunmasıyla ibadet edilen” kaydı da Kur’an’ın önemli bir niteli­ğidir.

Dinî ibadetler esnasında, özel­likle namazlarda okunması farz olan metin yalnız Kur’an’dır. Ayrıca sırf Kur’an okumak, okuyanı dinlemek de bir ibadettir.

 

Kabe İmamları ve Dünyaca Ünlü

Okuyuculardan Hatim dinlemek

İçin Tıklayınız

Kur’an-ı Kerim okumanın fazileti hakkında Hadisi Şerifler

-Bir evde Kur’an okunduğunda melekler hazır olur, şeytanlar çekilir, ev halkına genişlik gelir ve hayır çoğalır, şer azalır. Kur’an okunmayan evde ise şeytanlar hazır olur, melekler bulunmaz, ev halkına darlık gelir ve hayır azalıp şer çoğalır. (Râmuz 196/2)

 

 

Kuran’ı Kerim’de İlgili Ayetler

Ey Muhammed! De ki: “Yemin olsun, eğer insanlar ve cinler bu Kur’ân’ın benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine yardımcı olsalar bile, yine onun bir benzerini meydana getiremeyeceklerdir.”(İSRA/88)

Bir de kendilerine ilim verilmiş olanlar, Kur’ân’ın şüphesiz Rabbinden gelen bir gerçek olduğunu bilsinler ve ona iman etsinler de kalpleri ona saygı duysun. Çünkü Allah, iman edenleri doğru yola eriştirir.(HAC/54)

Kendisinde şüphe olmayan bu kitabın indirilişi, âlemlerin Rabbi olan Allah tarafındandır.

Yoksa onu (Muhammed) uydurdu mu diyorlar? Hayır, o senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi korkutman için, Rabbin tarafından gelen bir haktır. Gerek ki, hidayeti kabul ederler. (SECDE/2-3)

O bir şair sözü değildir, siz çok az inanıyorsunuz.

Bir kâhin sözü de değildir, ne de az düşünüyorsunuz!

O, âlemlerin Rabbi tarafından indirilmedir. (HAKKA/41-43)

Bu Kur’ân, Allah’dan başkası tarafından uydurulamaz, lâkin kendinden önceki kitapları tasdik eder ve o kitabı (levh-i mahfuzu) ayrıntılı olarak açıklar. Onda şüphe edilecek hiç bir şey yoktur. Âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir. (YUNUS/37)

“Onu o (peygamber) uydurdu” mu diyorlar? De ki; “Haydi siz de onun gibi bir sûre getirin ve Allah’dan başka, çağırabileceğiniz kim varsa onu da yardıma çağırın. Eğer sözünüzde sadık iseniz (bunu yapın).(YUNUS/38)

Elif, Lâm, Râ. Bu Kur’ân öyle büyük bir kitaptır ki, insanları Rablerinin izni ile karanlıklardan aydınlığa, her şeye galip ve hamde lâyık olan Allah’ın yoluna çıkarman için onu sana indirdik. (İBRAHİM/1)

Ona ne önünden, ne de ardından batıl gelemez. O hüküm ve hikmet sahibi, öğülmeye layık olan Allah tarafından indirilmiştir. (FUSSİLET/42)

Bu kitabın indirilişi, Azîz ve Hakîm olan Allah tarafındandır.(ZUMER/1)

Facebook İle Yorum Ekle

Yorum

Paylaş

Yazar Hakkında

Hafızlık ve Kıraat Eğitim Merkezi

8 Yorum

      • İbni Hacer-i Mekki hazretleri buyurdu ki:

        (Kur’an-ı kerimi Arapçadan başka harf ile yazmak ve Kur’an-ı kerim yerine tercümesini okumak haramdır. Kur’an-ı kerimi tercüme etmek başka, yapılan tercümeyi Kur’an yerine koymak başkadır. Arapçadan başka harf ile yazmak ve böyle yazılmış olanı okumak haramdır. Kur’anı Arapça harflerle, okunduğu gibi yazmak bile haramdır.) [Fetava-i fıkhıyye s.37]

        Tercümesini okumak haramdır diyor sen uygundur diyorsun çelişiyorsunuz.

        • “Kur’an-ı kerimi tercüme etmek başka, yapılan tercümeyi Kur’an yerine koymak başkadır.”

          Burada denildiği gibi biz mealini Kuran’ı Kerim’in orijinali yerine koymuyoruz. O’nun anlaşılması için okunması uygundur diyoruz. Yazdığınız yazıyı dikkatli bir şekilde okursanız çıkaracağınız mana “Orjinali yerine okumak orjinali yerine koymak haramdır denmektedir. Anlaşılması için okunması haramdır denmiyor.”

      • PiyanodakiHayalet Tarih

        Ya siz seçmece misiniz? soru soruyoruz ne var bunda sen mi cevap verme meşakkatine giriyorsun da saçma sapan cevap veriyorsun Allah Allah

    • Mealini ve tefsirini okumak da dinlemekte Kur’ân ilmiyle meşgul olmaktır, bu yönüyle ibadet sayılır ve sevaplı bir iştir. Fakat bu bir hatim sayılmaz.

Bir Cevap Yaz

l2d0n

- Lutfen yukardaki kodu giriniz:

HAM-DER - 2014 - KUR'AN'LI HAYATLAR